Müslüman Duyduğuna İnanan mı? Yoksa İnanmadan Önce Araştıran mıdır?

Müslümanların her konuda bilgi sahibi olmaları bir görevdir. Özellikle din adına duyduğu şeylere inanmadan önce mutlaka araştırmalıdır. Ama maalesef günümüzde bir çok insan, özellikle de ülkemizde okuma alışkanlığı olmadığından çok önemli konularda bile okuyup araştırma yerine bilgi aldığı kişilere kaynağını bile sormadan inanmaktadır.
Dini yaşama ve hayata geçirme konusunda bilgi ise, ‘İlmihal’ (herkesin durumuna göre gerekli olan bilgiler) adını alarak en önemli yeri tutar. Her Müslümanın bağlı bulunduğu dini konusunda en azından ibadetlerini yerine getirecek kadar yeterli bilgi sahibi olması bir borçtur. Edindiği bilgilerle de üzerine düşen dini görevleri doğru olarak yerine getirmiş olacaktır.e


Aslında maneviyatı yerinde olan insanlar; dinden, din bilgisinden uzak kalamazlar. İlk çağlardan bu yana yapılan araştırmalar da gösteriyor ki! ister ilkel olsun, ister medeni toplumlar muhakkak bir inanca sahip olmuşlardır. İnsanların gerçek mutlulukları ve saadetleri ilâhi bir din yolu ile ortaya çıkar. Sağduyulu kimselerin ruhları ve vicdanları, böyle bir din ile huzursuzluktan kurtulur, yatışır. İnsanlığın yaratılışındaki yüksek amaç, ancak böyle İlâhi bir dine sarılmakla gerçekleşir.
Madem hal böyledir öyle ise; uyanık bir ruha, temiz bir vicdana sahip olan insan inançtan ve inandığı gibi yaşamaktan nasıl uzak kalabilir?
Kendi benliğini, geleceğini ve huzurunu korumak isteyen bir insan; bilmeli ki onun huzurunda, güveni de ve mutluluğu da ancak inandığı dine göre yaşamakla mümkün olacaktır. Madem ki hakikat budur! ilahi olduğuna inandığı bir dinin; inançlara, temizliğe, ibadete, helâl ve harama, ahlâka dair kutsal hükümlerinden ihtiyacı olanları öğrenip uygulaması onun vazgeçilmezi olmalı değil midir?
O mübarek dinin yaşamasına, yükselmesine, yayılmasına, medeniyet saçan şanlı tarihine ait bazı bilgileri öğrenmek isteğinden, insan nasıl gafıl bulunabılır?
Hiç şüphe yok ki, benliklerini kaybetmeyen uyanık kişi ve cemiyetler bu ihtiyacı ruhlarında duymuşlardır. Dini eserleri aramayı, onları bulup okumayı gerekli görmüşlerdir.
İnsanların, yaratılışlarındaki meyilleri ve ruhi ihtiyaçları sebebiyle her asırda din bilginleri tarafından sayısız dini eserler yazılmıştır. Ancak her devrin ve muhitin durumuna ve kabiliyetine göre bu gibi eserlerde bir yenilik göstermek, mana ve ruhları değişmeyecek şekilde dini meseleleri imkân dahilinde herkesin anlayabileceği bir ifadeyle yazmak, bunların birtakım hikmet ve faydalarını anlaşılabilir kılmak için sade bir dille ortaya koymak da çok gereklidir.

İslâm dininin kapsadığı hükümler esas bakımından dört kısma ayrılır;
- İtikada ait hükümler,
- İbadetlere ve amellere ait hükümler,
- Helâl-haram olan şeylere, mubah ve mekruhlara ait hükümler,
- Ahlâka ait hükümler,
Bu dört kısım hükümler üzerinde çok geniş ve değerli kitablar yazıldığı gibi, özet halinde kolay anlaşılır kitablar da fazlasıyla yazılmıştır. Gerçek şu ki, bu dört kısmın her biri üzerinde ayrı ayrı birer kitab yazılmış; fakat bu dört kısmı bir araya toplayan kitaplar azınlıkta kalmıştır.
Biz aslında ayrıntılı eserlerden uzak kalamayız. Ancak böyle geniş kapsamlı eserleri okuyup onlardan gerekli meseleleri seçip ayırmaya herkesin gücü yetmez. Görevleri ve zamanları buna elverişli olmaz. Çok kısa eserler de ihtiyacı karşılamaya yeterli olmaz, maksadı karşılayamaz. Üstelik bu eserlerin ifadesi ağır olursa, istenilen bilgileri elde etmek de çok güçleşir.
Çeşitli görev ve hizmetlere ayrılmış olan din kardeşlerimizin dini ihtiyaçlarını yeterince karşılayabilecek bir “İlmihal” kitabı yazılması İslam dininin hayatta yaşanılabilir olması adına en önemli işlerden biri olsa gerek.

Bu ihtiyacı karşılamak adına; Merhum Fatih Dersiamlarından Erzurumlu Ömer Nasuhi Bilmen’in hazırladığı ve hemen hemen her Müslümanın evinde bulunan ve bulunması gerekli olan eserlerden biriside “İlmihal” dir.
Kutsal dinimizin; İtikat’a, temizliğe, ibadete, kerahiyet (hoş olmayan) ve istihsana (güzel şeylere), ahlâka dair hükümleri üzerinde ve bir kısım büyük peygamberlerin hayatları ile İslâm dininin tarihçesine ait on kitaptan ibaret bir kitap hazırlanmıştır. İşte bu eser “Büyük İslam İlmihali” dir. Allah bütün inananlara bu eserden faydalanmayı ve dinini kulaktan dolma bilgilerle yaşamak yerine okuyup öğrenerek Müslümana yakışır bir şekilde yaşamayı nasip etsin.
“Büyük İslam İlmihali” nin yazarı Ömer Nasuhi Bilmen; kitabın önsözünde; “Eğer bu eserim, din kardeşlerimin faydalanmalanna hizmet ederek hayırlı dualarını kazanmaya vesile olursa, kendimi bahtiyar sayarım. Bütün yazı ve çalışmaları ile yalnız Hak Tealâ Hazretlerinin rızasını kazanmak isteyen aciz bir yazar için bundan büyük bir mükâfat olmaz. Başarı yüce Allah’dandır…” yazmıştır. Allah bizlere bıraktığı bu eserinden dolayı ondan ebediyyen razı olsun…

Evet sevgili okurlarım etrafınızdan duyduklarınızla değil okuyup gerçeğini öğrenerek yaşamanız ümidiyle, Allah’a Emanet Olun. Sağlıcakla kalın….